Sonsuzluğa Giden Yolda Bir Işık

Bediüzzaman’ın zamanı aşan fikirlerini, günümüz teknolojisinden faydalanarak daha derinlemesine keşfedin. Scaffolding methodu ile Risale-i Nur’u keşfedin.

Zemin Kat (Sadeleştirilmiş): Okuyucu henüz terminolojiye hakim değildir. Ona manayı “kendi diliyle” verirsin. Bu, binaya giriş kapısıdır.
İskele Katı (Lügatlı): Okuyucu manayı anladı ama orijinal kelimenin tadını merak ediyor. Burada ona kelime desteği (lügat) vererek onu yukarı taşırısın.
Zirve (Orijinal): Artık okuyucu iskeleye ihtiyaç duymaz. Doğrudan metnin aslıyla, yazarın üslubuyla baş başa kalır.
Ruhunuzu dinlendirecek, kalbinize şifa olacak iman hakikatleriyle tanışın.

Daha Fazlası Burada

Okudukça not aldıkça artan ve genişleyen kütüphaneden sizde faydalanın!

Çağın Kalbine Dokunan Bilge

Barla’nın dağlarında, ağaçların ve yıldızların dilini çözen; sessizliği hakikate dönüştüren bir yolcu.

Said Nursi, modern çağın getirdiği sorulara, doğanın kalbinden cevaplar buldu. O, bir çiçeğin yaratılışında koca bir baharın sanatını gördü. Eserlerini saraylarda değil, kuşların cıvıltıları eşliğinde, bazen bir çam ağacının tepesinde, bazen soğuk bir zindan köşesinde yazdı. Onun hayatı, karanlığa yakılmış bir mum gibiydi; sessiz, mütevazı ama etrafını aydınlatan sönmez bir ışık…

Bediüzzaman, Mevlana’nın çağımızdaki bir yansıması gibidir. Mevlana o dönemde ne yaptıysa, Said Nursi de bu asırda aynısını yapmıştır; yani kalpleri Allah sevgisi ve marifetullah (Allah’ı tanıma ilmi) ile tedavi etmiştir.

Prof. Dr. Eva de Vitray-Meyerovitch

Önemli Uyarılar

Bediüzzaman Said Nursi sadeleştirme konusunda
1. “Hazineyi Bozuk Paraya Çevirmek” Olarak Görürdü Said Nursi’ye göre Risale-i Nur’un dili, Kur’an’dan süzülen manaları taşıyan özel bir kap gibidir. Sadeleştirmek, altın değerindeki bir hakikati bozuk paraya çevirmek (değerini düşürmek) olarak algılanır. Size, “Neden elmas kıymetindeki hakikatleri, sönük kelimelerle değiştirip cam parçasına çeviriyorsun?” diye sitem edebilirdi.
2. “Tahrifat” (Bozma) Sayardı Onun lügatında metin üzerindeki tasarruf, iyi niyetli bile olsa “tahrifat” (aslını bozma) kapısını aralar. Bir kişi sadeleştirirse, bir başkası da sadeleştirir ve zamanla ortada orijinal metin kalmaz korkusu taşır. Bu yüzden size, “Bu kapıyı açma, nesiller sonra eser tanınmaz hale gelir” diyerek engel olurdu.
3. Üslubun Gücüne İnanırdı Said Nursi, eserlerin etkileyiciliğinin sadece manasında değil, o manayı taşıyan kelime örgüsünde ve üslubunda olduğuna inanırdı. Sadeleştirilmiş bir metnin, ruhlar üzerindeki o manevi tesiri kaybedeceğini düşünürdü.
Sonuç olarak: Eğer amacınız metni daha iyi anlamaksa, o size kelimeleri değiştirmeyi değil; lügat kullanmayı, altına şerh (açıklama) düşmeyi veya kavramları öğrenmek için çaba sarf etmeyi tavsiye ederdi.
Bu yüzden bu yapay zeka çevirilerini bir başlangıç olarak algılayın ve kendi ufkunuzu orjinal metinleri tekrar tekrar okuyarak ufkunuzu açın!

Bu websitesi ticari kaygılardan uzak Risale-i Nur külliyatına ilk bakış olarak açılmıştır. Anlamların güçlendiği zamanlarda bir çıkış kapısı nura ise bir giriş kapısı olması niyetiyle. Selam ve Dua ile.