Altıncı Lem’a



İzahlı Metin

Altıncı Lem’a

*[1] Bu risale, La havle ve la kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azîm (Güç ve kuvvet, yalnızca Yüce ve Azim olan Allah’tandır) cümlesinin ifade ettiği ve çok sayıda ayette yer alan önemli bir gerçeği, yaklaşık on beş yirmi farklı tefekkür mertebesiyle açıklayacaktı. Ancak bu Lem’a da, Beşinci Lem’a gibi, kendi iç dünyamda hissettiğim ve ruhsal yolculuğumda zikir ve tefekkür ile gözlemlediğim aşamalardan oluştuğu için, teorik bilgiden ve gerçeğin kendisinden çok manevi bir tat ve hâle dayandığından, hakikat lem’alarının içinde değil de sonlarına doğru yazılması uygun görüldü.

*

[1] * Üstadımız, Yirmi Dokuzuncu Arapça Lem’a’nın Altıncı Bölümünün dipnotunda bu iki cümle hakkında şöyle bir açıklamada bulunmaktadır: “Bu iki mübarek sözün mertebeleri, bilimsel bir anlatımdan çok tefekküre ve zikre dayandığı için Arapça olarak zikredilmiştir.”

Üstad’ın Hizmetkârları

Lügatçeli Metin

Altıncı Lem’a

(*[1]) لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظٖيمِ (Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-Aliyyi’l-Azîm – Bütün kuvvet ve kudret, ancak yüce ve azamet sahibi Allah’ın yardımıyladır.) cümlesinin ifade ettiği çok âyâtın (ayetlerin, işaretlerin) mühim (önemli) hakikatini (gerçekliğini) yine on beş yirmi mertebe-i fikriye (fikrî mertebe, düşünce derecesi) ile beyan edecek (açıklayacak) bir risale (kitapçık) olacaktı. Bu Lem’a da Beşinci Lem’a gibi nefsimde (kendi benliğimde) hissettiğim ve harekât-ı ruhiyemde (ruhsal hareketlerimde, manevi yaşantımda) zikir (Allah’ı anma) ve tefekkürle (derin düşünmeyle) müşahede ettiğim (gözlemlediğim, idrak ettiğim) mertebeler (dereceler) olduğundan, ilim ve hakikatten (bilgi ve gerçekten) ziyade (daha çok) zevk (manevi haz) ve hale (manevi duruma, ruhsal tecrübeye) medar (sebep) olmak cihetiyle (yönüyle), hakikat lem’aları (gerçekleri açıklayan Lem’alar) içinde değil belki âhirlerinde (sonlarında) yazılması münasip (uygun) görüldü.

[1] * Hazret-i Üstadımız (Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri) Yirmi Dokuzuncu Arabî Lem’a’nın Altıncı Bab’ının hâşiyesinde (dipnotunda, açıklamasında) bu iki cümle hakkında: “Bu iki mübarek (kutlu) kelâmın (sözün) meratibi (dereceleri), ilimden (bilgiden) ziyade (daha çok) fikir ve zikir (Allah’ı anma) olduğundan Arabî zikredildi (Arapça olarak anıldı).” diye beyanda (açıklamada) bulunmaktadır.

Hz. Üstad’ın Hizmetkârları

Risale-i Nur Külliyatından

Altıncı Lem’a

(*[1]) لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظٖيمِ cümlesinin ifade ettiği çok âyâtın mühim hakikatini yine on beş yirmi mertebe-i fikriye ile beyan edecek bir risale olacaktı. Bu Lem’a da Beşinci Lem’a gibi nefsimde hissettiğim ve harekât-ı ruhiyemde zikir ve tefekkürle müşahede ettiğim mertebeler olduğundan, ilim ve hakikatten ziyade zevk ve hale medar olmak cihetiyle, hakikat lem’aları içinde değil belki âhirlerinde yazılması münasip görüldü.

[1] * Hazret-i Üstadımız Yirmi Dokuzuncu Arabî Lem’a’nın Altıncı Bab’ının hâşiyesinde bu iki cümle hakkında: “Bu iki mübarek kelâmın meratibi, ilimden ziyade fikir ve zikir olduğundan Arabî zikredildi.” diye beyanda bulunmaktadır.

Hz. Üstad’ın Hizmetkârları

 

*

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir