Hakkında
İlim ve İnancın Kesişim Noktası: Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi (1878-1960), Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşamış, çağının çok ilerisinde fikirler üretmiş bir İslam alimi ve düşünürdür. Keskin zekası, hafızası ve ilmi yetkinliği sebebiyle kendisine “Çağın Eşsizi” anlamına gelen Bediüzzaman unvanı verilmiştir.
Hayatı boyunca sürgünler ve hapisler yaşamasına rağmen, o daima barışçıl bir “iman hizmeti” metodunu benimsemiştir. En büyük eseri olan Risale-i Nur Külliyatı, Kur’an ayetlerini günümüz insanının ihtiyaçlarına göre yorumlayan, sadece nakle değil, akla ve mantığa da hitap eden bir “manevi tefsir”dir.
Bediüzzaman’ın en önemli farkı; din ilimleri ile fen ilimlerinin çatışmadığını, aksine birbirini tamamladığını savunmasıdır. “Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünûn-u medeniyedir.” (Vicdanın ışığı din ilimleri, aklın ışığı fen bilimleridir) diyerek, hakikatin bu iki kanatla uçabileceğini ifade etmiştir.
Bu site, onun işte bu derinlikli ve katmanlı fikir dünyasını, günümüz teknolojisinin imkanlarıyla daha anlaşılır kılmak için bir araç olarak tasarlanmıştır.

Bediüzzaman, asrımızın en büyük mütefekkirlerinden biridir. Onun eserleri, İslam’ın ruhunu ve özünü, modern çağın insanına en güzel şekilde anlatmaktadır. O, İslam’ı savunmak için kılıca değil, kaleme ve akla sarılmıştır
Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
” Said Nursi, sömürgeciliğe ve materyalizme karşı entelektüel bir direniş başlatmıştır. Onun hareketi, siyasi bir hareket değil, bir ‘iman ve ahlak’ hareketidir. Bu yönüyle modern dünyada eşsiz bir model sunar”
Dr. İbrahim Ebu Rabi
” Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit, sed quia consequuntur magni dolores eos qui ratione voluptatem sequi nesciunt. “
– Nia Matos, City Chronicle
